YAŞASIN SANAT
Aralık 6, 2019
MISIRLILAR
Aralık 17, 2019

Bugün Galata Kulesi’nin asansöründe 9 yaşlarında bir kız çocuğu, annesi babası, ben ve iki Belçikalı turistim bir süre mahsur kaldık. Biz aramızda Fransızca konuştuğumuz için kız ve ailesi hepimizi turist zannettiler. Annesinin “Hadi konuş!” komutu vermesiyle küçük kız, yıllarca bu günü beklemiş gibi benim genç turiste dönüp “What is your name?” (Adınız ne?) diye sordu. Benimki “Christian. What is your name?” (Christian. Seninki ne?) diye cevap verdi. Bu hiç duraksamadan “My name is Begüm.” (Benim adım Begüm”) dedi. El sıkıştılar. Begüm “Where are you from? (Nerelisiniz?) diye sordu. “Belgium” (Belçika) dedi Christian. “I am from Kırıkkale” (Ben Kırıkkale’denim) dedi Begüm. “Where?” (Nerden?) diye anlamadı bizimkiler, Kırıkkale’yi mi duymuşlar fakirler. “Angara Angara” dedi Begümün babası, “Haa” dedi bizimkiler. Sonra asansörden indik, “Byee” diye veda edip gittiler. Şunu söyleyeceğim; 9 senedir turist rehberiyim, Begüm’deki özgüvenin onda birine sahip değilim. Helal olsun valla. Nasıl çocuklar yetiştirmişsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir