İZLANDALILARLA BİR HAFTA
Şubat 19, 2019
PROTEZ
Aralık 4, 2019

Bu yaz Bodrum’da bayağı üst düzey bir gruba eşlik ediyordum, grup üyelerinin para mefhumu olmadığı için Bodrum’un en lüks otellerinden birinde kalıyoruz, geceleri kişi başı en az bir asgari ücret ödeniyor. Otelde kalanlar da yerli yabancı ona göre, mesela kahvaltıda yanyana peynir alırken selamlaştığımız kadını sanki bir yerlerden gözüm ısırırıyor, resepsiyona “Kim ki o?” diye sorunca “Sosyeteden bilmemne hanım” cevabını alıyorum. Meğerse kadını gazetelerde görüyormuşum, oradan tanıdık geliyor… Bir sabah kahvaltı büfesinde burnuma inanılmaz güzel bir koku geldi. İlk önce bu kadar güzel bir kokunun var olabileceğine inanamadım: Resmen cennet nasıl kokabilirse ancak öyle bir koku! Hemen kaynağını aramaya başladım. Salonda sinif sinif diye koklaya koklaya bir iki tur atınca buldum ki kaynak acaip şık ingiliz kıyafetleri içinde oldukça doğulu görünen üç genç adam. Gittim, “parfümünüzü öğrenebilir miyim çok güzelmiş” dedim (kokulara olan takıntımı bilenler bunu garipsemeyeceklerdir) bir marka söyledi. “Nasıl yazılıyor anlamadım” dedim, diğer ikisinden daha büyük görünen adam “Türkiye’de herkes bunu sordu, ben hediye edeyim birazdan sana onu” dedi. “Yok canım ne gerek var markayı söyleyin siz alırım internetten” dedim. “Sadece Kuveytte satılıyor, bekle” dedi, baktım 10 dakika sonra elinde parfümle geri geldi. “Ya ne gerek vardı” filan derken daha fazla nazlanmadan teşekkür ederek aldım. Bu arada belirteyim yanlış anlaşılmasın adamın hiç asılmak gibi bir niyeti de yoktu; efendi gibi parfümü verip kahvaltısını etti, iyi günler dileyip ayrıldık. Ben de şunu tespit ettim: Böyle bir jesti sadece bir doğulu yapardı, batılıların tüm medeniyetlerine rağmen böyle incelikleri yok, öyle şeyleri bilmiyorlar. Parfüm de nasıl bir bereketli çıktıysa hala kullanıyorum. Artık insanlar kadınlı erkekli beni sokakta çevirip parfümü soruyorlar. Allah razı olsun Kuveytli kardeşler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir